Bu modeli burada gördüm, çok hoşuma gitti... Yaz için bence çok uygun, fazla bir dikişte gerektirmiyor... Bu kadar açık giyinmeyenler bile en azından deniz kenarında giymek için kendisine 1 tane yapabilir diye düşünüyorum...
Buda benim yaprığım, annemim eşarbını kullandım, ama hiç dikiş kullanmadım. Hem eşarba kıyamadım, hemde sıkılınca bozması kolay olsun dedim... Boyun bölümüne kurdela geçirerek tutturdum, arkasınıda kelebek şeklinde tutup düğüm atıyorum, giyip çıkarması da kolay oluyor... Boyun bölümünün yakından görünüşü...
Maillerime bakıyorum blogcuya bu kişi yorum bıraktı diye yazıyor... Hemen bloğuma giriyorum, yorumu görüyorum okumak ve onaylamak istiyorum ama tıkladığım zaman sadece konu ve eski mesajları görüyorum.Yeni gelen yorumların hiçbiri görünürde yok...
Belki 2 hafta olmuş yorum bırakan bir arkadaşım var ne yazdı acaba çok merak ediyorum... Eh iş böyle olunca insanın canı sıkılıyor tabi.
Sizde de aynı durum söz konusumu yoksa sadece bende mi? Belki de şablonumda yorum kodlarıma bakmam gerek, ama hiç ellemedin şablonu ne zamandır.
Ah blogcu ah... Sorunlarının biri bitse; biri bitmiyor...
Eh yaz geldi artık bende çantalarıma kaldığım yerden dikmeye devam ediyorum... Bu çantayı kardeşim için diktim... Umarım beğenir...
Kullandığım kumaşlar bunlar...
Daha önce bu modeli yapmıştım hatırlayan vardır belki.. Onun Kalıbını kullanarak diktim... İçine uygun renkten astar diktim... Ve işte koldaki hali, ne büyük ne küçük... Tam yazlık bir çanta oldu...
İşte kullanmadığız yada kısalan tişörttlerimizi değerlendirmek için güzel bir yöntem. Yabancı bir sitede gördüm yapımı çok basit olduğu için bende denemek istedim :))) Boleronun anlatımını bu siteden aldım
Kırmızı işaretli olan yerden komple kesiyoruz...
Mavi işaretli olan yere kadar kıvırıyoruz...
Ve kenarlarını ister makina ile ister el dikişi ile güzelce dikiyoruz...
İşte buda benim yaptığım bolero :)) Bu badi bana dar geliyordu, ilk denemem olduğu için bunu deneyeyim dedim...
Pek belli olmuyor ama komple kestim, şimdi sıra dikişte.... İşte benim bolerom... Artık kullanıma hazır... Gerçekten çok basit bir işlem, elle bile güzel bir dikiş atılırsa olur bence...
Net.te gezerken rastladım bu boyunluklara çok hoşuma gittiler... Sadece bakarak bile dikiş dikmeyi bilenler anlar dedim... Bunları satılıyorlar ama biz kendimiz de yapabiliriz... Modeller buradan alıntıdır...
18 Mart 1915, Türk tarihinde bir askeri ve siyasi başarı olmaktan öte inanç, azim ve yiğitlikle örülmüş bir destanın yaradılış tarihidir. Bu tarih, gerek taarruz gerekse savunma savaşlarının başarılarıyla dolup taşan Türk kahramanlık tarihinin en gurur verici ve en parlak sayfalarından biridir.
Çanakkale Zaferi ile 19. yy sonlarında gittikçe artan, Osmanlı Devleti'nin temellerini sarsan toprak kayıpları ve yenilgiler 1. Dünya Savaşı içinde bir kereliğine de olsa durmuş ve kesin bir kurtuluşun ilk adımları atılmıştır. Çanakkale'nin her karışında kara ve deniz muhabereleriyle o güne kadar süren mücadele, 18 Mart'ta İtilaf Devletlerinin büyük bir donanma kuvvetiyle başlattığı çıkarmanın püskürtülmesi sonucu zafere ulaşmıştır. Ecdadımızın bin bir zorluk ve yoklukla, çağın en gelişmiş devletleri karşısında verdiği bu var oluş kavgası, bir milletin uyanıp şahlanmasının tetikleyicisi olmuş; Milli Mücadele'ye de öncülük etmiştir.
Her yönüyle bir maneviyat hazinesi olan bu harp, hem Türk askerinin cesaretini ve gücünü hem de Türk milletinin fedakârlık ve imanını bir kez daha tüm dünyanın gözleri önüne sermiştir.
Hem gurur ve sevinç hem de üzüntüyle kutladığımız Çanakkale Zaferi'nin 94. yıldönümünde, ölümleriyle bile yıllar ötesine ders olmayı başarmış Çanakkale şehitlerimizi rahmet, minnet ve özlemle yâd ediyor; başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm destan kahramanlarının aziz hatıraları önünde eğilmeyi şeref addediyoruz.